22 Kasım 2011 Salı
bedel-li
Bedelli askerlik de çıktı sonunda. Bu konuda bir şeyler yazabilmek için düşündüm ama ne hissettiğime karar veremedim. Bu bir çeşit parası olana “her şey” güzel düzenlemesinden başka bir şey gibi gelmiyor. Gerçi çıkmamasına taraftar da değildim. Askerlik konusu çok kafa kurcalayan bir konu. Bunca yıldır gelmiş geçmiş Türk devletlerinin asker yapısını, ya da kültürel yapısını düşündüğümde karar veremiyorum. Askerlik olması lazımmış gibi geliyor genel çerçevede, biraz disiplinin kimseye zararı olmaz tarzı anlamsız tezlerim var. Eski Türk mantalitesinden kalmış güvende hissetme isteği var. Ama mantık, hep o mantık denen şey işin içine girdiğinde kaldırılmalı diyorum. Vicdan-i red de değil, toptan kaldırılsın ya herkes eşit şartlarda yapsın ya da kimse yapmasın. Ordunun olmadığı TCyi gözünüzde canlandırsanıza, nasıl zor. Sırf değişiklikleri hayal edemediğimiz için yapamıyoruz konusu var ya... Değiştirmek lazım bu ülkeyi. Bu beni de değiştirmek lazım. İkisini birden yapmak için tüm derdim yurtdışına çıkmak yine bugünlerde. Ama tebrik etmelisiniz ne gerektiğine karar verip harekete geçtim bir bakıma. En azından her gün Euro kurunu takip ediyorum. Yaklaşık 10 günden sonra yine 2,50nin üzerine çıktı Euro. Bugünün haberi iyi değil anlayacağınız. Yurtdışında yaşayanın ödeyeceği 10,000€ bedelli miktarı değer kazandı. Konuyu böyle saçma bir şekilde bağladıktan sonra, bu hiçbir yere varmayan yazının tüm amacının bloguma özlemimi tatmin etmek olduğunu ilan ediyorum, selamlar bütün okuyanlarıma...
20 Kasım 2011 Pazar
bebek
uzun zaman oldu yine yazmayalı.
ödevler, sınavlar, yapılacaklar derken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. ama dün bir rüya gördüm: "yazmasam delirecektim" cinsinden. bir bebeğim olmak üzereydi, filmlerden alınmış bir sebeple. sarhoştum hikayesi. sonra bebeğin olmasını istediğimi farkediyorum. gerisi detay. sarışın her nasılsa mavi gözlü, o mini mini kızı öyle çok seviyordum ki, 22 yaşında yalnız ve okuyan bir anne olma fikri dünyanın en iyi fikri gibi geliyordu.
bir çeşit masala kendimi kaptırmak dışında son bir ayımda hiçbir şey yok anlayacağınız.
ödevler, sınavlar, yapılacaklar derken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. ama dün bir rüya gördüm: "yazmasam delirecektim" cinsinden. bir bebeğim olmak üzereydi, filmlerden alınmış bir sebeple. sarhoştum hikayesi. sonra bebeğin olmasını istediğimi farkediyorum. gerisi detay. sarışın her nasılsa mavi gözlü, o mini mini kızı öyle çok seviyordum ki, 22 yaşında yalnız ve okuyan bir anne olma fikri dünyanın en iyi fikri gibi geliyordu.
bir çeşit masala kendimi kaptırmak dışında son bir ayımda hiçbir şey yok anlayacağınız.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)