Bu ülkeyi terketmek için en esaslı sebeplerimden olmaya aday: kaldırımlar. Son zamanlarda 2. kere diz üstü yere yapışmak hiç hoş olmadı. Dizimdeki morluklar yeni geçti derken, aynı yerden yeniden yaralandım. Benim çocukluğu yad ediş biçimim biraz farklı evet. Muhtemelen yanımdan geçen adama iyi bir geyik malzemesi çıkardım. "Abi dev gibi kız yürüyordu, sonra birden yere yapıştı, düz yolda!" Kendisinin refleksleri daha iyi olmalıydı. Düştükten sonra tutması çok da anlamlı olmadı tabii.
Sokak ortasında düşmek mi daha saçma, yoksa iyiyim, iyiyim diye gülmeye başlamak mı bilmiyorum. Hoca da diyor ki, etraftaki çocuklara bakıyorum diye düştün değil mi? Tabii hocanın taklitleri sadece iyice krize girmeme sebep oldu. Kendi kendime olay yaratıyorum resmen. Oysa gayet sakin ve makul bir gündü.
Yaz okulundaki derslerin şoku ise yere yapışmaktan bin beter. Hayatımda ilk defa yaz okuluna kaldığım için pişman oldum. Çok değil 3-4 gün sonra beni mahkeme duvarı suratıyla, güneyde görebilirsiniz.
Not: Aydın Abi kantini açtı. Artık rahatça çay içiyorum en azından. Şu dram dolu hayatımın en iyi gelişmesi!
8 Temmuz 2011 Cuma
3 Temmuz 2011 Pazar
home alone
Yaramazlık yapmak için şartlar olgunlaştı, ben olgunlaşamadım. Yaşlanıp gideceğim. Böyle başlamak istememiştim, neyse. Annemle babamın az evvel memlekete gitmesiyle beraber, kardeşimi saymazsak -ki rahatlıkla saymayabiliriz-, eve hakim oldum. Yaşamımın devamını nasıl sürdüreceğim konusunda kuşkular var. Giderayak aklıma sokulmaya çalışılan yemek tarifleri, buzdolabını doldurmalar, anahtar hatırlatmaları, alarm niyetine her sabah arama vaatleri... Yetmedi tüm bunlar, sen yapmazsan kardeşin halleder oldu. Evet, ben 22 yaşıma gelmedim de 15 yaşındayım. Aslında 14,5. Bu aniden kazanılan özgürlük ortamını nasıl değerlendireceğimi şaşırmış durumdayım. Aklıma yapabileceğim hiçbir şeyin gelmemesi acı verici. Ben gayet uslu başlı, hanımefendi bir kızım demek. Ama tabii beceriksizlik. Annemlerin tatile çıkmasından kendi sosyopsikolojik profilimi çıkardım ama Freudyen açıdan yaklaştığımda çıkacaklardan korkuyorum. Bunu boş bir zamanımda kendi kendime dertlenmek için kullanacağımdan emin olabilirsiniz, buraya yansıtmayacağım.
Hani ben bir zamanlar, çok değil, 2 3 hafta önce ciddi ciddi yazıyordum ya; hani belki özlemişsinizdir diye şimdi çok ciddi bir sorundan bahsedeceğim. ÇAPRAZ ASKI. Evet çapraz askı. Görmeyenler için söylüyorum, geçen sene mayıs ayında denize gideyim dedim. Mayomun çapraz askıları sayesinde tam bir sene sırtımda bir X ile dolaştım. İşaretlenmek, damgalı eşek esprileri yetmedi bana. Besbelli yetmedi, çünkü bugün markete gidip geldiğim 1 saat içerisinde yine sırtım kapkara. Hayır mayoyla gitmedim markete tabii, ama bakın şu tesadüfe, elbisemin askıları yine çapraz. Sırtımdaki yepyeni X'i gördüğüm zaman ne kadar çığlık attığımı görmeliydiniz. Evet ciddiyim, bu konu ciddi, o X ise en ciddi!
Güneş bana kıçıyla gülüyor, işte yaz geldi!
Hani ben bir zamanlar, çok değil, 2 3 hafta önce ciddi ciddi yazıyordum ya; hani belki özlemişsinizdir diye şimdi çok ciddi bir sorundan bahsedeceğim. ÇAPRAZ ASKI. Evet çapraz askı. Görmeyenler için söylüyorum, geçen sene mayıs ayında denize gideyim dedim. Mayomun çapraz askıları sayesinde tam bir sene sırtımda bir X ile dolaştım. İşaretlenmek, damgalı eşek esprileri yetmedi bana. Besbelli yetmedi, çünkü bugün markete gidip geldiğim 1 saat içerisinde yine sırtım kapkara. Hayır mayoyla gitmedim markete tabii, ama bakın şu tesadüfe, elbisemin askıları yine çapraz. Sırtımdaki yepyeni X'i gördüğüm zaman ne kadar çığlık attığımı görmeliydiniz. Evet ciddiyim, bu konu ciddi, o X ise en ciddi!
Güneş bana kıçıyla gülüyor, işte yaz geldi!
Kaydol:
Yorumlar (Atom)