8 Haziran 2011 Çarşamba
benim de söyleyeceklerim var*
Bu video gayet ses getirecek bir tarzda yapılmış, tabii eleştirileri dikkate alacak olana. Ben burada CHPden ya da onların siyasetinden bahsetmeyeceğim. Aksine üzerinde düşünülmesi gereken AKPye olan eleştiriler. Ama ne yazık ki; ne kadar vurgularsak vurgulayalım, eleştirileri göz önünde bulundurmak yerine, karşı saldırıya geçme, cevap yetiştirme yolunu izliyorlar. Gözlemlediğim kadarıyla takım tutar gibi parti tutanların büyük bir kısmı AKPli. Ne kadar acıdır ki; bu insanlar neler olup bittiğini anlamadan, dinlemeden, incelemeden oy veriyorlar.
AKPnin en bilinçli kesimi kişisel çıkarları uğruna her dönem iktidarın yanında yer alan kesim. Yine iktidar olmalarının bir diğer avantajı olarak "oyumuz boşa gitmesin" kesimini çekiyor parti. Bu iki grubu AKPye çeken ise, yani bunların gerçek taraftarı, oy tabanı ise bazı öğrenciler, çalışanlar, esnaf ve genel olarak yoksul sayılabilecek insanlar. Bu farklı grupları çeken farklı kayırmacı siyaset biçimleri var. En önemli ortak özellikleri; sürü psikolojisi. Buna ister birlik ister cemaat ister halk deyin. Yalnızca; ailem, mahalledekiler, ev arkadaşlarım(!) bu partiye oy veriyor, ben de veriyorum kafasında olanlar, yine eleştirilere kulağını tıkayanlar bunlar. Gerçi, bu insanların mecliste temsil edenlerin hareketlerine (sansürler, kitap toplamalar, tutuklamalar...) bakınca; onlara da kızamazsınız. Doğru bildiklerini yapıyorlar. Doğruları hiç değişemez ya! Ve bu da bizi dogmalara götürüyor.
'Dogmatizm' dinin düşünce/eylem tarzını yansıtmak için kullanılmış bir kelime. Dinin hiçbir şartta değiş(e)meyen gerçeklikleri -ki ben buna inanmıyorum- dogmatik olan. Siyasetinin temeline dini oturtmuş olan gruplar, haliyle, dogmatik olur demeyeceğim. Değişen durumlara gayet ayak uydurabiliyorlar çünkü. Ama aksine, ideolojisinin temeline çağdaşlaşma (çağa uyum sağlama), "inkılapçılık" (devrimcilik) ilkelerini koyan bir parti dogmatik olamaz. Her zaman daha iyiye, daha yeniye gitmeyi hedefler bu insanlar. Bu 30ların ve sonrasının CHPsiyle, şimdikini ısrarla kıyaslayanların asla anlayamadığı bir konu. AKP sempatizanlarına gerek dile getirdikleri gerekse içten içe duydukları "başımızı kapattığımız için asılırız/kesiliriz" korkusu hakim. Gerekçe olarak da "daha önce yapıldı" diyorlar. Bu korkular ana muhalefetler CHPden de MHPden de hızla uzaklaştırıyor onları, bilin bakalım kimin etrafına toplanıyorlar?
Tüm isteğim sağı-solu, eş-dostu, çevre baskısını bir kenara koyup düşünmeleri. Bana kömür verdi/metrobüs yaptı/köprü açıyor/tayyipi seviyorum... vs.den daha iyi sebeplerle gelecek olanlar başımın üstüne. Zaten seçme özgürlüğünüz var (hala)!
* başlık Umut Sarıkaya'nın köşesinden alıntıdır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
yazına yorum yazıyordum, çok uzayınca kendi bloguma yazdım. uzun cevaplardan nefret ederim.
YanıtlaSilhttp://yoksayilir.blogspot.com/2011/06/susmak.html
:) okudum senin yazını. bunu görmeden öncesinde okudum. ben belki o susarak boykot edenlerden olabilirdim, ama oy kullanmayı tercih etmemin nedeni, boykot etmeyi anlamsız bulmamdan değil, bu kesimin durdurulmasını istememdendir. yeni bir çıkış önerim olmadığı için, elimden gelenin en azını yaptım; hatta illere göre milletvekili sisteminde oyumun boşa gideceğini bile bile.
YanıtlaSil