Bu ülkeyi terketmek için en esaslı sebeplerimden olmaya aday: kaldırımlar. Son zamanlarda 2. kere diz üstü yere yapışmak hiç hoş olmadı. Dizimdeki morluklar yeni geçti derken, aynı yerden yeniden yaralandım. Benim çocukluğu yad ediş biçimim biraz farklı evet. Muhtemelen yanımdan geçen adama iyi bir geyik malzemesi çıkardım. "Abi dev gibi kız yürüyordu, sonra birden yere yapıştı, düz yolda!" Kendisinin refleksleri daha iyi olmalıydı. Düştükten sonra tutması çok da anlamlı olmadı tabii.
Sokak ortasında düşmek mi daha saçma, yoksa iyiyim, iyiyim diye gülmeye başlamak mı bilmiyorum. Hoca da diyor ki, etraftaki çocuklara bakıyorum diye düştün değil mi? Tabii hocanın taklitleri sadece iyice krize girmeme sebep oldu. Kendi kendime olay yaratıyorum resmen. Oysa gayet sakin ve makul bir gündü.
Yaz okulundaki derslerin şoku ise yere yapışmaktan bin beter. Hayatımda ilk defa yaz okuluna kaldığım için pişman oldum. Çok değil 3-4 gün sonra beni mahkeme duvarı suratıyla, güneyde görebilirsiniz.
Not: Aydın Abi kantini açtı. Artık rahatça çay içiyorum en azından. Şu dram dolu hayatımın en iyi gelişmesi!
8 Temmuz 2011 Cuma
dibe/yere vuruş
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder